2026 Eurovision Şarkı Yarışması, Avusturya’nın başkenti Viyana’da gerçekleştirilecek ve bu etkinlik öncesinde birçok aktivist ve sanatçı, İsrail’in katılımını protesto etme çağrısında bulundu. Bu grup, İsrail’in yarışmaya katılımını “sanat yoluyla imaj temizleme” girişimi olarak değerlendirerek, bunun derhal son bulması gerektiğini savundu. İçinde Yahudi akademisyenlerin de bulunduğu aktivistler, 15-16 Mayıs tarihlerinde çeşitli eylemler planladıklarını duyurdu.
Viyana’da yapılan basın toplantısında, Antisiyonist Yahudi aktivist Haim Bresheeth, Yahudi Anti-Siyonist İnisiyatifi’nden Dalia Sarig-Fellner, Kongo Demokratik Cumhuriyeti kökenli sanatçı Patrick Bongola, Avusturyalı aktivist Rafael Eisler ve “Nekbe” tanığı Dr. Sami Ayad gibi isimler bir araya geldi. Toplantıda, 15 Mayıs’ta “Şarkı Protestosu” başlığı altında alternatif bir etkinlik ve 16 Mayıs’ta bir protesto yürüyüşü düzenleneceği açıklandı.
Bresheeth, Eurovision’un “barış, sanat ve birlik” değerlerini temsil ettiğini, ancak İsrail’in bu yarışmaya katılmasının bu ilkelerle çeliştiğini vurguladı. Bresheeth, “Rusya, Ukrayna’ya saldırdığı için yarışmaya katılmıyor ama İsrail, soykırım suçlamalarına rağmen yarışmaya kabul ediliyor. Bu çelişkiyi insanların anlaması gerekiyor.” diyerek durumu eleştirdi.
Ayrıca, Bresheeth, medyanın Gazze’de yaşananları daha görünür kılması gerektiğini ifade ederek, “Gazze’de öldürülen gazetecileri ve hâlâ haber yapmaya çalışanları unutmayın. Bu bölge neredeyse yok edildi. Bir zamanlar 2 milyondan fazla insanın yaşadığı alanda bugün insanlar evsiz, susuz ve haber yoksunu bırakıldı.” dedi.
Bresheeth, İsrail’in eylemlerinin Yahudilikle veya insanlıkla hiçbir ilgisi olmadığını belirterek, bu durumu 2,5 yıl önce durdurmak gerektiğini ifade etti. Ayrıca, “Soykırım uygulayan bir devletin Viyana’da sahneye çıkıp şarkı söylemesi kabul edilemez. Viyana’nın elitleri, soykırıma karşı bir kampanyanın öncüsü olmalı.” diyerek durumu kınadı.
Bresheeth, İsrail’in Eurovision’dan çıkarılmasının Gazze’deki soykırımı durdurmayacağını, ancak bu durumun sembolik bir mesaj olacağını belirtti. İnsanların, “bir soykırım devletinin” bu tür bir yarışmada yer almasının yanlış olduğuna inandığını ifade eden Bresheeth, İsrail’e yönelik uluslararası yaptırımların uygulanmaması durumunun, İsrail toplumunda “cezasızlık” algısı yarattığını vurguladı. Eurovision’un barış ve birlik duygularını temsil ettiğini, ancak İsrail’in bu değerlerden uzak olduğunu belirtti.