ABD istihbaratının son raporlarına göre, Çin’in İran’a yeni hava savunma sistemleri göndermeye hazırlandığı iddia ediliyor. Bu bilgi, ABD basınında geniş bir yankı uyandırdı. Hakan Kaplan’ın 11 Nisan 2026 tarihli haberine göre, ABD ile İran arasındaki gerilim devam ederken, Pekin’in Tahran’a askeri destek sağlama çabaları gündeme geldi. CNN International, istihbarat kaynaklarına dayanarak, Çin’in İran’a omuzdan atılan hava savunma füzeleri (MANPADS) tedarik etmeyi planladığını öne sürdü.
OMUZDAN ATILAN FÜZELERİN ETKİSİ VURGULANDI Haberde, bu tür silahların düşük irtifadaki savaş uçaklarına karşı etkili olduğu belirtildi. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran üzerinde düşürülen bir F-15 savaş uçağının ‘ısı güdümlü, omuzdan atılan bir füze’ ile vurulduğunu kabul ettiği ifade edildi. İran’ın bu saldırıda ‘yeni bir hava savunma sistemi’ kullandığına dair açıklamalarının olduğu vurgulandı, ancak bu sistemin detayları hakkında bilgi verilmediği kaydedildi. Bu durum, Tahran’ın savunma kapasitesini hızla artırdığına dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
ÜÇÜNCÜ ÜLKELER ÜZERİNDEN SEVKİYAT PLANLARI ABD istihbaratına göre, Çin yönetimi olası sevkiyatları üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirerek doğrudan bağlantıyı gizlemeyi hedefliyor. CNN haberi, bu stratejinin Çin’in İran ile ilişkilerini derinleştirirken, uluslararası arenada ‘tarafsızlık’ imajını koruma çabası olarak yorumlanabileceğini belirtiyor.
ÇİN’DEN YALANLAMA Çin’in Washington Büyükelçiliği, iddiaları kesin bir dille reddederek, Pekin’in hiçbir tarafa silah sağlamadığını açıkladı. Açıklamada, ABD’nin “asılsız suçlamalar ve provokatif söylemlerden kaçınmaya” davet edildiği ifade edildi.
UZMAN GÖRÜŞLERİ: STRATEJİK İLİŞKİLER GÜÇLENİYOR Uzmanlar, İran’ın Çin ve Rusya ile geliştirdiği askeri ve ekonomik iş birliklerinin, ülkenin uzun vadeli direnç stratejisinin temelini oluşturduğunu belirtiyor. Haberin sonunda, Çin’in İran’a olası desteğinin yalnızca askeri değil, aynı zamanda jeopolitik bir mesaj içerdiği ifade ediliyor. Pekin, İran petrolüne olan bağımlılığı dolayısıyla Tahran ile ilişkilerini sürdürürken, doğrudan çatışmalardan uzak kalarak küresel dengelerde ‘sessiz ama etkili’ bir aktör olmayı hedefliyor.