İstanbul’da tanıtımı yapılan yerli ve milli kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN, sadece Türkiye’yi değil, dünya genelinde önemli bir gündem maddesi haline geldi. 6 bin kilometre gibi muazzam bir menzil kapasitesine sahip olan ve ses hızının 25 katına ulaşabilen bu ileri teknoloji ürünü füze, uluslararası savunma analistleri tarafından büyük bir heyecanla karşılandı.
Defans sanayisinin önemli buluşlarından biri olarak 2026 yılında sergilenen YILDIRIMHAN, uluslararası savunma çevrelerinde “stratejik bir deprem” etkisi yarattı. Farklı ülkelerden gelen analizler, Türkiye’nin bu adımla küresel caydırıcılık kapasitesini artırdığı konusunda hemfikir durumda.
AVRUPA VE NATO’DA YENİ DENGELER
Belçika merkezli Army Recognition, YILDIRIMHAN’ı, Çin’in ünlü DF-26 füzelerine bir meydan okuma olarak değerlendirdi. Haberde, bu füzenin Türkiye’nin stratejik vurucu gücünü bölgesel sınırların ötesine taşıdığına dikkat çekildi. Füzenin menzilinin, Türkiye’ye Avrupa’nın geniş bir bölümüne, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Rusya’nın güney kısmına erişim sağladığı ifade edildi. YILDIRIMHAN’ın sağladığı menzil, mevcut kısa menzilli Bora füzelerinden çok daha yüksek bir caydırıcılık sunuyor.
Malezya merkezli Defence Security Asia, YILDIRIMHAN’ın NATO içindeki güç dengesini tamamen değiştirme potansiyeline sahip olduğunu ve bölge ülkelerinin savunma stratejilerini köklü bir şekilde gözden geçirmek zorunda kalacaklarını belirtti.
YUNANİSTAN VE İSRAİL’DE ENDİŞE YARATIYOR
Yunan medyası, YILDIRIMHAN füzesini “Türkiye’den güç gösterisi” başlığıyla haberleştirerek, 6 bin kilometre menzilinin tüm Avrupa’yı kapsadığını vurguladı. Bu durumun, Doğu Akdeniz’deki ittifaklara açık bir mesaj niteliği taşıdığı ifade edildi. İsrail merkezli Maariv gazetesi ise daha sert bir dil kullanarak, “Erdoğan dünyayı tedirgin eden balistik canavarı tanıttı” başlığını attı. Gazete, Mach 25 hızındaki bir füzenin mevcut savunma sistemlerini etkisiz hale getirebileceğine dikkat çekti.
YALNIZCA BİR SİLAH DEĞİL, YENİ BİR DOKTRİN
Uluslararası analizlerde öne çıkan ortak görüş, Türkiye’nin artık sadece bir İHA/SİHA gücü olmaktan çıkıp, kendi bağımsız stratejik caydırıcılık mimarisini kurduğu yönünde. Sıvı yakıt teknolojisi sayesinde yüksek faydalı yük taşıyabilen YILDIRIMHAN, Avrasya’daki kritik altyapı noktalarını kapsayarak Türkiye’yi kriz senaryolarında “merkezi bir aktör” haline getiriyor. Dünya basını, YILDIRIMHAN’ın tanıtımını teknolojik bir yenilik olarak değil, Ankara’nın küresel güç olma yolundaki en somut ilanı olarak değerlendiriyor.